Kategori Arşivleri: Genel

BİR DUA

İlahi! Hamdini sözüme sertac ettim, Zikrini kalbime mi’rac ettim, Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin, Varlığından haberdar ettin, Aşkınla gönlümü bîkarar ettin. İnayetine sığındım, kapına geldim, Hidayetine sığındım lütfuna geldim, Kulluk edemedim afvına geldim. Şaşırtma beni doğruyu söylet neşeni duyur, hakikatı öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam, sen söyletmezsen ben söyleyemem, Sen sevdirmezsen ben […]

ON YARGI, PEŞİN HÜKÜM KÖTÜDÜR

Bedir savaşında bir esir, müslümanların eline düştüğünde, Ömer İbn-ul´Hattab Resûlüllah´a (s.a.v.) yaklaşıp: Ya Resûlellah! Bırak, Süheyl İbn Amr´ın ön dişlerinden iki­sini sökeyim de, bir daha senin karşına dikilen bir hatip olamasın…» dedi. Yüce peygamber [s.a.v.) ona şöyle cevap verdi: « Hayır, ya Ömer! Ben hiç kimsenin vücudunu ayıplı hale getiremem. Peygamber de (s.a.v.) olsam, Allah […]

Kapatılamayan Kapı

Bir zamanlar çok zengin ve güçlü bir vâli vardı. Halifenin bulunduğu başkente uzak bir şehri yönetiyordu. Gözden uzak bu şehri dilediği gibi yönettiği için kısa zamanda sultan gibi hareket etmeye başlamıştı. Bir süre sonra da yoldan çıktı, azgın ve zalim bir adam oldu. İstediği her şeyi elde etmeye alışan bu valinin önünde duracak kimse kalmamıştı. […]

PEYGAMBER AHLAKI

Hz. Ali’ye Göre Peygamberimiz Aleyhisselam  Hz. Hüseyin der ki:“Peygamber Aleyhisselamın ev içindeki meşgalesini babam (Ali b. Ebu Talib)’dan sordum. Babam:‘Peygamber Aleyhisselam, evine girişinden itibaren vaktini:Allah’a ibadete,ev halkının işlerine,ve kendi işlerine ait olmak üzere üçe ayırmıştı. Şahsına ayırdığı vakti de, kendisiyle insanlar arasında buluşturmuştu. O vakitte yanına, gelen insanlardan ancak seçkin sahabileri girerdi. Halka dinî meseleleri […]

GÜZEL AHLAK

Güzel Ahlak ile Kötü Ahlakın Hakikati İnsanlar güzel ahlâkın hakikati hakkında ve ne olduğu hususunda oldukça fazla konuşmuşlardır. Buna rağmen onun hakikatini şerhetmeye bir türlü yanaşmamışlar, ancak onun ürünlerinden ve faydalarından bahsetmişlerdir. Sonra faydalarının da tamamını zikretmemişlerdir. Her biri güzel ahlâkın meyvelerinden kalbine geleni, zihninde hazır bulunanı zikretmiştir. Güzel ahlâkın tarifini zikretmeye bir türlü önem verip […]

BİR KISSA BİN HİSSE

Hikaye bu ya bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna asılı testilerle dereden su taşırmış evine. Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış. Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve. Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarı […]

İYİLİĞİN KAYNAĞI ALLAH’TIR

İnsana dışarıdan gelen ve onu yönlendiren düşünce ve duyguların iki önemli kaynağı ya Allah’tır veya şeytandır. Allah’tan güzel duygular ve düşünceler gelir. Bunlarla O, kuluna, doğru yolu bulması, iyiyi ve güzeli hayatında gerçekleştirmesi için yardım eder. İnsan ve cin şeytanları ise insanoğlunu, Allah yolundan ve rızâsından uzaklaştırmak için gayret eder. Onun aklına olmadık düşünceler, kalbine […]

GERÇEK MUHABBET

Gerçek bir muhabbet varsa maksada ulaşmak mümkün olur. Sevgi, aşk ve muhabbet olmadan hiçbir yere varılmaz. Bu adap, bu ilke ve prensipler, insanın canı istediğinde yiyip içmesi için yanı başına koyacağı yiyecek ve meyve değildir. Tam aksine, bunlarla sürekli meşgul olmak, bu adap uğruna çaba ve gayret sarf etmek gerekir. Bu tasavvuf yolu ve adap, […]

BİR KISSA BİN HİSSE

Zamanın bir tanesi Seyit Muhammet Raşit hazretleri (k.s.) bir sohbetlerinde, içinde yaşadığımız bu asır için zorun zoru, sonun sonu, buyurmuş .Evet, iletişimin bu kadar hızlı olduğu bir çağda, aile fertlerinden başlayarak aramızda iletişim kuramaz olmuş , ulaşımın bu kadar kolay olduğu bir zamanda birbirimizi aramaz sormaz olmuşuz .Teknolojik nimetlerin bu kadar çeşitlilik, maddi imkan ve […]

BAKAN KÖRLER GÖREN GÖZLER

Hayatta her şeye nefsâniyet penceresinden bakmaya karar verip kendini o yönde şartlandıranlar Rahmânî sadâlara sağır, rûhânî vitrinlere âmâ kesilirler. Herkes kalbî yapısına göre bir idrâke sahiptir. Meselâ Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e bakınca insan sûretinde bir fazîlet âbidesi gördü, O’na hayran oldu, “Canım-malım Sana fedâ olsun yâ Rasûlâllah!” dedi. […]